Ozlem Karaman

Just another WordPress.com weblog

hafta13-oyunumuz görücüye çıktı May 28, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 1:22 pm

herkese merhabalar,

bu hafta oyunumuzu kazasız belasız sunduk en sonunda. hisarda başlayan süreç kuzey meydanda sonuçlandı. muratın oyunun açığını söylemesi ve mavi kolyelerden birisinin yok olduğunu anladığım anlar benim için oldukça zorluydu. umarım özellikle oynayanlar begenmiş ve oyun sırasında güzel zaman geçirmişlerdir.

dersin 9 da basladıgını bilmediğim ve oyun için bir yer aramakla uğraştığımız için baştaki sunumları ne yazık ki kaçırdım. bizden sonraki oyunları izleyebildim sadece.

bizden hemen sonra oynanan çemberde çevre açı (sanırım birde iç açı) fikir olarak oldukça güzeldi. öğrencinin o açıları gösterme şekli oldukça iyi düşünülmüştü bence, aaa ne güzel diye kaldım. tek sorun belki de oyun içerisindeki sürekli hareketi sağlayamamış olmasıydı. bir öğrenci açıyı gösterirken diğer 35 kişinin hareketsiz kalarak onu izlemesi bir süreden sonra sıkıcı olabiliyordu. (bu yorumdan anlaşılcağı gibi ben bekleyen gruptaydım ve oldukça sıkıldım. :) ) bir de ebenin durumu vardı. zarflardan çıkan istekleri genellikle eğlendirici olmaları açısından herkes yapıyordu. bu durumda hiçkimse cezalandırılıp ebe yapılmadı. bu da ebe olan kişi için problem yaratabilir, bi yerden sonra ebe olmaktan ve oyun dışında kalmaktan bunalacağını düşünüyorum.

daha sonraki orbital oyununa oynayan kişi olarak katılmadım ama oynayanlar oldukçe eğleniyora benziyorlardı. mendil kapmaca çok sevilen ve zevk veren bir oyundur zaten. bu oyunu tasarımları içerisine oldukça iyi uygulamaışlardı diye düşünüyorum.

son izlediğim sunum, paralel ve seri bağlantılarla ilgili olna sunumdu. o yunu tam anlayamadım yine dışarıdan gözlemleyen gruptaydım. oynayanlar biraz fazla acı çekiyorlardı sanırım. bi yerden sonra isyanları oynuyorlardı resmen, tamam yol veriyoruz vurmadan geçin artık diye. direnç mağlup olmuştu sanırım.

bu haftayla ilgili aklımda kalanlar bunlar. sanırım bu son blog yazımız. okuldaki son dönemimde bu tarz bir dersi almak, bu grupla birlikte olmak, ve yaptıklarımı, hissettiklerimi, öğrendiklerimi, farkettiklerimi her hafta düzenli olarak kayıt altına almak farklı bir deneyimdi ve benim için oldukça faydalı oldu.

herkese teşekkür ederim. hoşçakalın 

 

hafta 12-bisim bi oyunumus var :) May 24, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 8:50 pm

herkese merhabalar,

bizimde artık bir oyunumuz var :) sonunda mı demeliyim acaba. buradan bize parabol konusunu veren gruba teşekkürlerimi iletmek istiyorum, sağolsunlar :P yarın oyunumuzu hep birlikte oynaycağız umarım herkes begenir ve oynarken zevk alır.

görüşmek üzere hoşçakalın.

 

hafta11- oyun mu aktivite mi? May 17, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 3:03 pm

herkese merhabalar,

geçen haftayı düşündüğümde aklıma ilk olarak tasarım çalışmasında uğradığımız hezimet geliyor. başta oynadığımız ısınma oyunları ile aklımda hiç bir şey kalmamış galiba yaa.

proposal verdiğimiz grubun tasarımını dinleyen gruptaydım. oldukça eğlenceli ve güzel bir oyun tasarlamışlar. öyle ki bizim grubumuz içerisindeki ” evet bir oyun hazırlamaya çalışıyoruz ama sanki bizimkisi aktivitemsi :) bir şey oldu. hani bunda eğlence hani oyun niteliği” kaygılarını ayyuka çıkardı. üzerine 3-4 haftadır çalıştığımız tasarımımızın bir oyun olmadığı kanısına bile vardık sonuçta.

sanırım yeni fikirlerle yeni bir tasarıma başlıyoruz. bu kadar kısa bir sürede işimiz oldukça zor. hele ki okulun bitmesine bu kadar az kalmış, ödevler, raporlar ve sınavlar altında ezilmeye başlamışken gerçekten işimiz çok çok zor. yaratıcılığımızı hissedemiyoruz. bir de sanırım kafamızda “bu konu da ne, bunla ilgili ne oynatabiliriz ki” duvarları mevcut. bu da bizi kısıtlıyor düşünürken.

umarım haftaya kadar güzel bir oyun hazırlamayı başarabiliriz.

bu haftaki sunumları izleyemeyeceğim için gerçekten çok üzgünüm. TED okulları ile görüşmem olduğu için yarın ankara da olacağım. grubumdan özür diler herkese yarın eğlenceli dakikalar dilerim.

haftaya görüşmek üzere…

 

hafta10-sona yaklaşıyoruz May 3, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 2:10 pm

merhabalar,

tatilin etkisi ile geçen hafta tasarım çalışmasına ara verdik, iyi de yaptık. güzel bir cuma günü oldu benim için. tekrar oyun oynamak oldukça zevkliydi.

galiba tatilin etkisi ile şuanda blog yazmak da oldukça zor geliyor bana… :)

oynattığım oyunla ilgili birşeyler söyleyip bu haftaki yazımı bitiricem sanırım.

oynadığımız sincap-ağaç oyunununu katıldığım bir seminerde ilk olarak oynamıştım. bazı arkadaşların söylediği gibi oyun sınıfta doğru oynanamadı aslında. sincaplar yangın denildiğinde; ağaçlarda kıtlık denildiğinde yerlerinden kımıldamayacaklardı, kural gereği bu böyleydi. ama ben bu oyunu seminerde oynadığımda da ağaç evin bahçesinde oymadığımda da bu kurala uyulmadı. orada müdahale etmedim çünkü hem o düzenin sağlanması zor olacaktı hem de oyun bu şekliyle de oynanılabilir diye düşündüm. hem karmaşadan biraz zevk de alındı bence.

bu oyunun amacı, seminerdeki eğitimcilerin söylediğine göre, bir olay içerisinde farklı rollerde bulunmanın yardımı ile karşıdakini anlamak ve onun hissettiklerini görmek. oldukça güzel bir oyun olduğunu düşünüyorum ben. başka kullanım alanları da olabilir. bünyesinde ayrıca eğlencelik öğeleri de bulunduruyor. tüm öğrencilerin aktif katılımını gerektirmesi de bir diğer güzel özelliği.

oyun tasarımlarına gelince… oyun tasarım taslağımızı yazdık bu hafta içi. inanç hocadan gelecek yorumlarla yola devam edeceğiz. umarım iyi ürünler çıkar bu süreçten.

herkese iyi tatiller ve kolay gelsin diyorum. görüşmek üzere hoşçakalın…

 

hafta9-tüm hızıyla tasarım April 26, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 7:38 pm

Herkese merhabalar,

Önceki hafta başladığımız tasarım çalışmalarına tüm grup elemanlarının katılımıyla devam ettik. Oyunumuzun ana hatlarını belirlemiştik zaten. Bu hafta daha çok tasarımımızın üzerine biraz daha konuşarak nerelerde ne problem yaşanabilir ya da nerelere ne eklesek de daha iyi bir sonuç elde etsek ler üzerinde durduk. Bize proposal veren grupla planlarımızı paylaşmak onlara tasarımımızı sunmak da oldukça güzel ve eğlenceliydi benim için. Kendi tasarladığınız, tüm parçaları üzerine kafa yorduğunuz ve sizin ürününüz olan bir şeyi diğer insanlarla paylaşmak ve onlardan iyi ya da kötü, verdiğiniz çabaya saygı duyarak ve de en önemlisi size yeni öğeler katmak amacıyla yapılan eleştirileri dinlemek büyük bir haz diye düşünüyorum.

Bu arada assessment kriterlerinin yazımı çalışması da oldukça faydalıydı. Elimizde ne istediğimiz ve bizden ne istendiğine dair toplu ve yazılı bir çizelgenin olması tasarımın gidişatı açısından oldukça belirleyici olacak. Bulunduğumuz noktayı değerlendirmemizi sağladı.

aaa ısınma oyununu unutuyordum. Sanırım oyuna pek uyum sağlayamadığım için böyle oldu. Oyunu anlayana kadar bayağ zaman kaybettim. Ondan sonrada grup olarak bir türlü doğru koordinasyonu sağlayamadık. Eğlendim, ama bizim ne yaptığını bilmez hallerimizden ve oyun içindeki pozisyonumdan dolayı eğlendim. Derste de konuştuğumuz sınıf içi uygulamalarında etkili olabilecek bir çalışma. Kimya konuları içerisinde nerede kullanılabilir diye düşündüğümde hep ezbere dayalı noktalara takılıyorum. O yüzden uygun bir şey bulamadım.

Bu haftalık bu kadar, görüşmek üzere iyi geceler…     

 

hafta8-oleeey, tasarim zamani April 19, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 8:11 pm

3.jpg

merhaba herkese,

tam da ders icin artik enerjimin tukendigini dusunurken tasarim calismalari imdadima yetisti. benim icin guzel bir dersti gecen haftaki. onceki haftanin gerginligi hala devam ediyor olsada guzel bir baslangic oldu.

ilk olarak samimiyet meselesi hakkinda birseyler yazmak istiyorum. ben o hafta arada cikanlardandim. Comenius programina basvurmaya gec kalmam nedeniyle son gun kosusturmasi icerisindeydim. arada bolume gittim ve derse donmek nasip olmadi. diger haftada yine onemli okulla ilgili bir isim vardi. derste olanlari sonra arkadasimdan dinledim. bu meselede olayin insanlarin vicdaniyla ilgili oldugunu dusunuyorum. siz dersi nasil yuruturseniz yurutun. tek tek yoklama alin, her ders alin yada 10 dakikada bir alin. saglayacaginiz sey fiziki mevcudiyetten oteye gecemeyecektir. dolayisiyla ozellikle kendimle ilgili; samimi olmayan bir tavir sergiledim, bu konuda derste kalan insanlara gore eksiklerim var gibi bir yargiya varmam beklenemez. ve dersi ne sekilde yuruturseniz yurutun beni o noktada derste tutamazsiniz. sonrasinda diger hafta icin blog yazma meselesi. asil bence o samimiyetsizlik olurdu. hem derse gelmiyorum hemde girip olanlar uzerine yorum yapiyorum. niye, not icin degil de ne icin. derste olmayip yazan varsa lafim onlara degil belki olaylara hakimdirler, ne olup bittigini tam olarak biliyorlardir ve ondan bahsetmislerdir. ama ben eger yazsaydim bu not icin olacakti, yazmis olmak icin yazacaktim. ve yazmamayi tercih ettim.

tum bu olumsuzluklari birakip guzellere baslamak istiyorum. gruba sonradan eklendigim icin ilk olarak proposal olayina adepte olmaya calistim. grubumuzun yazili bir proposal i yoktu. bazi fikirler vardi. onlari konusup sonunda da bambaska biseye karar verdik. alel acele bir proposal hazirladik. yani bizim proposalimizla calisacak grubun yaraticilikta pek bir siniri olmadigi soylenebilir.

sonra proposallar degistirildi. bize gelen tasari talebi oldukca iyi hazirlanmis, uzerine kafa yorulmus bir calismaydi. hemen tasarim problemleri uzerine konusmaya basladik ama grubumuzun niteligi ve kisisel ozelliklerimiz nedeniyle sanirim hemen oyun tasarimina gectik. oldukca da yol aldik diyebilirim. suan ki eksigimiz tasarimimiza oyun niteligi katmamiz.

ben bu calisma sirasinda gercekten zevk aldim. birsey tasarlamak ve takim olarak calismak oldukca zevkli. yeni bir sey tasarlamak ortaya bir urun koymak da oldukca motive edici seyler.

umarim bundan sonrasi da bu sekilde devam eder. gorusmek uzere, iyi aksamlar…

 

hafta6-zaman geciyor… April 5, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 7:16 pm

herkese merhabalar,

kotu ve yogun bir hafta gecirdigim icin olabilir ama sunu farkettim ki bu bloga iyi duygularla baslamiyorum. gecen haftayla ilgili aklimda neler kalmis, neler yapilmis ve ben onlardan hem “oz” hem de “goruntu” baglaminda neler kazanmisim diye dusundugum de aklima hic birsey gelmiyor. sanirim bunun nedeni artik dogru zaman noktasini kacirmis, gec kalinmis, beklerken beklentilerin cok arttigi bir oyun olabilir. ip oyunu yapilmamaliydi belkide hic. hep merak ettigimiz, hayalimizde kurgulamaya calistigimiz, kendisine atfettigimiz degeri ile kalsaydi. ben aradigimi bulamadim. basariyla gerceklestirildigini de pek dusunmuyorum. canim o an oyuna dahil olmak istemedi ve gozlemci olarak orada bulundum fotograflar cektim. dikkatimi ceken sey, bir hedefe takim olarak ilerlerken iyi bir iletisimin fark yarattigi ve guzel bir is bolumuyle adim adim amaca ilerlemek. her takimda oldugu gibi lider birisine ihtiyac vardi. bu tabiki tum kararlari alan ve digerlerine sen sunu yap sen bunu, tamam oldu yada olmadi bastan diyen kisi degil. bu oyundaki diger insanlari figuranlastirir ve zevki azaltir onlar icin. ve tabiki ortada bir suru liderle grup ilerleyemez, hangisine uyulacagini bilemez cunku. sonuc basarisizlik olur.

bir de su blog konusu var. bu konuda gercekten sikildigimi hissediyorum. her hafta yazilar yaziliyor, insanlar digerlerininkileri de isterlerse okuyabiliyor. buraya kadar guzel. ama her hafta dersin en az ilk yarim saatini bu haftada iste bunlar yazilmisa ayrilmasi beni bir dinleyici olarak rahatsiz ediyor.afedersiniz ama zamanimiz bu kadar degersiz degil diye dusunuyorum.simdiye kadar cok dersim oldu girip ciktigim ve birsey almadigimi hissettigim. ama bu ders oyle bir ders degil. yuksek bir noktada basladik ve citayi dusurmemek gerekiyor bence. o yaim saatte yapabileceklerimizi dusunuyorum ve uzuluyorum.

takildigim nokta su kazanc nedir.blog tartismasinin bize birsey kattigini dusunmuyorum, ki bazen zarar bile verebiliyor, tugcem olayi gibi… cunku her nekadar egleneceli bir sohbet olarak yola cikilsa da bazen birilerine zarar verilebiliyor. bu tartismalarda hocanin rolunun de bence onun da istemedigi bir noktaya gittigini dusunuyorum: kendini savunan ve bunu yaparken ogretmen olma otoritesini kullanma ve en iyi bilen kisi olma dusuncesini karsi tarafa verme. bu soylediklerim kesinlikle hocam siz bunu yapiyorsunuz, blog yazanlari alasaga ediyorsunuz seklinde algilanmasin. bazen bu sekilde anlasilabilecek konuma geldiginden bahsetmeye calisiyorum, ki zaten eger bu konusmalarin gercekten faydali olduguna inansam bunlarin hicbirisinden bahsetmezdim.sadece iyi yazilarin isimleri verilebilir belkide, boylece digerlerini onlari okumaya davet etmis olunur.

dusuncelerim bunlar umarim cok sert ifade etmemisimdir, cunku yazida uslup ayarlamak benim icin biraz zor oluyor.

derste gorusmek uzere, iyi aksamlar

 

hafta5-yaratcılık pohpohlanmak ister March 28, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 10:20 pm

Herkese merhabalar,

Geçen haftaki yazımdaki endişelerim ne yazık ki gerçek oldu. Şom ağızlı mıyım neyim :) tam bir oyun alanı bulmuştuk ki havalar bozdu. Umarım bundan sonraki haftalarda bu şanssızlığımızı yeneriz.

Bu hafta oynanılan oyunla başlayayım söyleyeceklerime. İlk önce sıralı kare, sonra üç kişilik üçgenler ve en sonda da geniş kare halinde oynadığımız bu oyun aslında ilk hafta oynanılan ayna oyununa oldukça benziyordu. Orada bir lider yönetiminde yürütülen oyun bu kez oyunun kendi elemanları tarafından gerçekleştirildi. Neler değişti?

  • İlkinde bir lider vardı zaten, o bir şey yapıyordu ve biz onu tekrarlıyorduk oyunu oynayan olarak sürece herhangi bir girdi sağlamamız gerekmiyordu. Ayrıca bir sonraki aşamada nasıl bir hareket yapacağım bizden uzakta bir endişeydi.
  • İlk oyunda hareketler öğretilmiş, basit, temel ve aslında içerisinde pek de farklılık ve özgünlük taşımayan hareketlerdi ama bu haftaki oyun daha kapsamlıydı ve daha fazla çaba gerektiriyordu 
  • Grubu yönlendirenler oldukça yaratıcı olmak ve geniş düşünmek zorunda kaldılar. Farklı olmak şartı ister istemez oyuna dahil oldu.
  • Lider olmak, kararları veren kişi olmak kolay bir şey değildi. Bunun için gönüllü olmak ilk engeldi. Bunu aşanlar başta her ne kadar basit ve temel hareketlerle başlasalar da zaman ilerledikçe hem bu hareketlerin tükenmesi hem de artık içlerinde aştıkları endişelerin etkisi ile daha üst seviye tasarım gerektiren hareketlere yöneldiler.

Şimdilik benim aklıma gelen farklılıklar bunlar, tabi ki daha bir sürü şey eklenebilir.

Biraz sınıfta tartışılan konulardan bahsetmek istiyorum. Genel kanı olan, yaratıcılığın doğuştan gelmesi konusunda ilginç şeyler konuşuldu diye düşünüyorum. İnsan olmanın içerisinde bazı özellikleri barındırdığına bende inanıyorum. Hepimiz belli bir müzik algısına yada renkleri yan yana getirirken uyum sezisine sahip olabiliriz ama ondan sonrasında etkili olan, farklılaşmayı sağlayan etkenler mevcut. Bunlar kişiye sağlanan imkanlar, içerisinde bulunulan ortam, kültür ya da diğer insanların düşünceleri olabilmekte. İnsanın kendini nasıl değerlendirdiği ve kendisine biçtiği rol de bu süreçte oldukça etkili. Ama görüyoruz ki tüm bu faktörler arasındada etkileşimler söz konusu. Örneğin bir kişinin ederini belirlerken diğer insanların kendisi hakkındaki yargılarını görmezden gelmesi mümkün olamıyor. Yapılan yorumlar bu noktada önem kazanıyor ve birisine söyleyeceğiniz “ne kadar güzel konuşuyorsun” yada “sen bu alanda başarılı değilsin” eleştirilileri o kişinin yolunu çiziyor.

Yazımı derste geçen bir sözle bitirmek istiyorum:

“Yaratıcılık pohpohlanmak ister.” :)

 

hafta4-farkli olmak… March 22, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 7:59 pm

herkese merhabalar,

biz sanssiz bi sinif miyiz diye dusunmeye basladim. ne guzel gecen hafta artik oyunlarimizi agac evin bahcesinde oynayacagimizi konusmustuk ve havaya bakar misiniz. tamam kuresel isinma, ciddi tehlike, susuzluk.. ama bu olmaz ki yani..

ve yagmurlar siddetelenerek aratacakmis. sevineyim mi uzuleyim mi bilemedim. cumalari hava acsin sonra yine yagmur yagar. olmaz miii, cok sey mi istedim :)

neyse hava durumu hakkindaki bilgilerden sonra gecen haftaki dersimiz hakkinda biraz birseyler yazayim. son sinifa gelmis birisi olarak sanirim artik klasik ders yapisindan bayag sikilmisim. hocam kusura bakmayin ama giris konusmaniz her nekadar bizi rahatlatmak icin yapilmis olsada bana dakikalari saydirdi. bu haftaki ders de teorik olmasi acisindan oldukca zor gececek sanirim.

ama yine de haksizlik etmemeliyim. hepimiz rahatladik, yenilendik ve guzeldi.. toparlayabildim mi :)

isinma oyunuyla toparlandik. yeni gune ve derse motive olduk. rekabet cekici birsey zararli da olabilicegi gibi. bir cogumuz kazanmak icin birbirimizi ezme pahasina da olsa var gucuyle ebeledi. aslinda amac sadece kaznamak degildi sanirim desarj olmak, oyle ordan oraya kosmak.. vesaire vesaire..

isinma oyunu dedim ama kazanan pek isinmadi sanirim. zahmetsiz birsey oldu onun icin galibiyet :)

sonra bir ozellik soyleyip yanina benzerlerini toplama oyunu oynadik. pek basaramadik sanki ama olsun oynadik, eglendik. kisa surdu ama biraz daha oynasaydik yaratici seyler cikabilirdi sanki. beyin egzersizi olmus olurdu.

ardindan kesisen kumeler ve ozellikler aktivitesini yaptik. kumeler konusu anlatilirken kullanilabilecek, verimli bir calisma. fark ve kesisim ozelliklerini oldukca guzel aktariyor.

sinifdaki kisilerin birbirlerini daha yakindan tanimasi acisindan da yararli bir calisma grup dinamigini arttirir diye dusunuyorum.

ve haftanin benim icin en gusel kismi tasarim calismasiydi. cok yaratici oldugumu iddia edemem belki ama birseyleri sifirdan yaratmak yada varolanlarla farkli bir urun ortaya koymak oldukca zevkli birsey benim icin. ama bunun farkina uzun yillar varmis degildim. belkide hic denememis oldugum icindir.o yuzden okullarda kesinlikle boyle aktiviteler olmali.boylece ogrenci kendi yeteneklerini ve sevdigi alanlari taniyabilir.kisisel gelisim, cevredekilere farkli acilardan bakabilmeyi ogrenmek acisindan da bu cok onemli.

siklikla okullarin fabrikalar gibi ayni formda, birbirinin aynisi bireyler yetistirdigini dusunuyorum.insanlar yillarca bir kalipta yetistiriliyor ve universite son sinifa geldiklerinde yada mezun olduklarinda hadi simdi farkli olun yoksa kaybedersiniz deniliyor. komik, ne denilebilir ki..

neyse burada bitiriyorum.haftaya gorusmek uzere…

 

hafta3-insan olsun.. March 15, 2007

Filed under: Uncategorized — oooozlem @ 9:12 pm

derse gec girerek eksiden basladim sanirim. kotu bir sabahti. beni cok yogun bi gun bekliyordu ve dagilmistim. ciddi ciddi daginik. sanki yataktan basini uzatmis gibi..

ilk konusulan bir ogretmeni tanimlamak istesek ne gibi niteliklerden bahsetmemiz gerektigiydi. o an aklimdan ilk gecen tabi ki benim gibi olmamasi gerektigiydi. daginik, duzensiz, gec kalmis ve en onemlisi isteksiz. kesinlikle zor birsey. bence bir ip cambazi gibi olmali kendine guvenli, egitimli ve en onemlisi dengeli. hep konusuruz ya, arkadas gibi ama degil, yardimci ama garson degil, biraz ondan biraz bundan ama karisik degil. kisacasi super birsey ve digerleri gibi ulasilmasi zor birsey..

daha sonra enerji oyununu oynadik. benim ayilmami ve dikkat konusunda o andaki sorunlarimi cozmemi sagladi diyebiliriz. gerci hala o grubun nasil surekli kazandiklarini anlamis degilim ve icten ice sinir bisey bu ama yine de tebrik etmek lazim. bu ne hiz bu ne dikkat ve bu ne birlik..

gruplarin belirlenmesi ve makale uzerine yapilan calisma sonrasinda, ki burada kimyacilar olarak ne kadar da sorunluymusuz demek istiyorum bi turlu mutlu olamadik gerci sonunda mutlu mu olduk bilinmez, bahceye cikip derse orada devam ettik. yada etmeye calistik ta ki bir kampusun oyun alani olamayacagi yonundeki fikir beyanlarina kadar. ebe oyunu oldukca eglenceliydi. aktivite icerisindeki bireyler bir grup olarak topluca hareket etmeyi ve ortak hedefe ulasmak icin birlikte kararlar vermeyi, belkide bilincsiz birsekilde ogrendi, diye dusunuyorum. topluluk olarak dusunmek, kararlar vermek ve bunlarin uygulanmasi zor bir seydir, kol kolayken ebelemek hic de kolay degildi nitekim. ama bunun yaninda ebe grubu buyudukce hedefe ulasmak biraz daha kolaylasti, takim olarak gucluyduk artik.

ip oyunu uzerine dusunmeye calistigimda aklima bitis sekli geliyor birtek. pek birsey anlamamisim sanirim yada muhtemel hedefleri amaclari uzerine cok da odaklanamiyorum. ben gozleri kapali olan cemberdeydim ve olanlari arkadaslardan dinledim. bir ogretmenin nasil olmasi gerektigi sorusunun en basit cevabi bu olayda sakli aslinda, en basta insan olsun yeter…